Ruşeym Nasıl Elde Edilir? – Bir Hikâye, Bir Kez Daha…
Kayseri’de, o eski taş evin içinde büyüdüm. Bahçenin bir köşesinde birkaç üzüm salkımı asılı, birkaç çiçek baharda rengarenk açardı. Her ne kadar bu taş duvarlar bazen bana çok sıkıcı gelse de, yine de çok özel bir yeri vardı içimde. O evde, bir hafta sonu sabahı, annemle birlikte bir şey yapmak üzere mutfakta otururken, bana Ruşeym’in nasıl elde edileceğini sormaya karar verdim. Ne de olsa, her şeyin bir başlangıcı vardır, değil mi?
O Sabahın İlk Işıkları
O sabah, kahvaltıdan sonra annem, her zamanki gibi mutfak tezgahını temizlerken, sabah güneşi yavaşça pencereyi aydınlatıyordu. Küçük bir sabah rüzgârı, perdeleri hafifçe dalgalandırırken, annem bir yandan mutfak işleriyle meşguldü, bir yandan da bana göz ucuyla bakıyordu. Yine sorular soruyordum, yine her şeyi merak ediyordum. Kayseri’nin bu sessiz sabahlarında, bir şeyler hakkında konuşmak benim için adeta bir ihtiyaç gibiydi.
“Anne, Ruşeym nasıl elde edilir?” diye sordum.
Annem bir an için duraksadı, yüzünde tanıdık bir gülümseme belirdi. Kendisinin de büyürken annesinden öğrendiği şeyleri bana öğretmek çok hoşuna giderdi. Ama Ruşeym… O, biraz farklı bir konu. O kadar kolayca anlatılacak bir şey değildi, her ne kadar annem mutfağında her şeyi mükemmel yapabilen biri olsa da.
Annemin Cevabı ve Bir Başlangıç
“Ruşeym mi?” dedi annem, “Bu, bizim mutfak kültürümüzde çok önemli bir şeydir. Ama o kadar kolay bir iş değildir. Bazen yıllarca uğraşmak gerekebilir. Öncelikle buğdayı alman gerek, sonrasında da onu bir süre özenle bekletip, germek… Ama her şey zamanla olur, sabır ister.”
İçimde bir umut kıvılcımı yanmaya başladı. Annemin söyledikleri, bu işin kolay olmadığını ama denemeye değer olduğunu gösteriyordu. Belki de bir gün, mutfakta, annemle birlikte sabahları bir kahve içip, Ruşeym elde etmek üzerine sohbet edeceğimiz o günleri hayal ettim.
“Yani, buğdayı alıp, önce suya koyacağız. Sonra ne olacak?” diye sordum, biraz daha heyecanlanarak.
Annem, gülerek, “Sonra biraz bekleyeceğiz. Ama her şey, doğru zamana bağlı,” dedi. O an, bir şeylerin peşinden gitmek gerektiğini hissettim. Bir şeyin sırrını çözmek, bir anlık bir keşif yapmak, ne kadar heyecan vericiydi. Ama Ruşeym, her zaman beklemek, sabretmek demekti. Ve bu sabır, yalnızca elde ettiğin sonuçla ödüllendirilen bir sabır değil, aynı zamanda süreçle yapılan bir yolculuktu.
Sabırla Beklemek
İlk günlerde, her şey biraz yavaş ilerliyordu. Buğdayları, annemin söylediği gibi suya koyup bir kenara bırakmıştık. O anda, bu küçük adım bana büyük bir anlam ifade etti. Hemen sonucu görmek istiyordum, ama sabır ve zaman gerekiyor, bunu anlamam zaman aldı.
İlk birkaç gün, her şeyin üstünde bir süre bekleyip, suyun renginin değişmesiyle ilgileniyordum. Annem, her gün bana suyu nasıl değiştireceğimi ve buğdayın ne kadar süre beklemesi gerektiğini anlatıyordu. Gerçekten zor bir işti ama bir yandan da kalbimde bir umut vardı. Çünkü her bir adım, bana hayatla ilgili bir şeyler öğretiyordu. Zamanın, doğru ve sabırlı kullanılması gerektiğini.
İçimdeki bir başka ben, sabırsızca beklerken, hep şunu düşündü: “Bu kadar uzun beklemem gerekecek mi?” Ama bir yandan da kendimi, geçmişte yapamadığım sabırla yeniden tanıyordum. Her günü, biraz daha olgunlaşarak geçirmem gerektiğini anlamaya başladım.
Gerçekleşen Umut
Bir hafta geçti. O sabah, annem bana “Hadi gel bakalım, bak bakalım Ruşeym’i elde etmeye başlıyoruz,” dedi. Gözlerim parladı. Sonunda… Sonunda o kadar beklediğim, emeğimi harcadığım şey gerçekleşiyordu.
Ruşeym, buğdayın filizlenmesinden sonra, ona doğru bakışla, dikkatle yapılan bir işti. Ama ben her şeyin çok basit olacağını sanmıştım. Annem, sabırla bekleyip, doğru şekilde elde ettiğimiz Ruşeym’i küçük bir kaba yerleştirirken, içimde bir mutluluk oluştu. Yıllar boyu annemle yaptığı bu işlemleri, ilk kez gözlerimle görüyordum.
Ruşeym, aslında sadece bir bitki değil, yaşamın süregeldiği bir yolculuk gibiydi. Her bir adımda, önceki bilgilerin üzerine yenisi ekleniyor, sonra sonunda, o beklediğimiz sonuca ulaşıyorduk. Ve o sonucun verdiği haz, her şeyi unutulmaz kılıyordu.
Hikayenin Sonu… Ama Başlangıç
O gün annemle Ruşeym’i ilk kez elde ettiğimizde, içimde bir şeyler değişti. Bu olay, hayatımda sadece küçük bir adım değildi, aynı zamanda sabrın ve emeğin ödüllendirildiği bir anıydı. Çünkü bazen, hayatınızdaki en değerli şeyler, başarmanın verdiği mutluluğu görmek değil, o başarıya ulaşırken kat ettiğiniz yoldur. O yolu, sabırla yürüyüp, sonunda Ruşeym’i elde ettiğinizde, sadece bir bitki değil, tüm bir yaşam dersi almışsınızdır.
Bugün hala annemle Ruşeym yapmak, sabırla beklemek, her geçen günde büyümek gibi bir şey. Ama biliyorum ki, her zaman başlangıç noktamızda, o sabahın güneş ışıkları ve annemin bana verdiği o ilk bilgilerin izleri olacak. Ruşeym, bir hayalin ve sabrın meyvesi.